Güzel Sözler

Aglama.net - Birlikte en güzel sözlere...
Kullanıcı
Şifre
Beni Hatırla
Güzel söz ekle
Sitene Güzel söz ekle
Acılı sözler
Aldatma sözleri
Anlamlı sözler
Anneler günü mesajları
Arabesk sözler
Arkadaşlık sözleri
Asker mesajları
Atasözleri
Atatürk sözleri
Ayrılık sözleri
Aşk sözleri
Babalar günü mesajları
Bayram mesajları
Başarı sözleri
Beşiktaş mesajları
Cep mesajları
Damar sözler
Delikanlı sözleri
Deyimler
Dini sözler
Doğum günü mesajları
Dostluk mesajları
Duvar yazıları
Duygusal mesajlar
Esprili sözler
Etkileyici sözler
Evlilik mesajları
Fenerbahçe mesajları
Galatasaray mesajları
Geçmiş olsun mesajları
Gurbet sözleri
Günaydın mesajları
Güzel sözler
Gözyaşı ve kalp sözleri
Hadisler
Hak hukuk adalet sözleri
Hakaret sözleri
Hoş sözler
Hüzünlü sözler
ihanet sözleri
ilginç sözler
iltifat sözleri
ingilizce sözler
iyi geceler mesajları
Kadın erkek sözleri
Kandil mesajları
Karım için sözler
Kocam için sözler
Komik sözler
Kutlama mesajları
Kısa sözler
Kötü sözler
Maniler
Mevlana sözleri
Msn sözleri
Mutluluk sözleri
Nasihat sözleri
Nefret mesajları
Popüler sözler
Rest sözleri
Sevgi sözcükleri
Sevgililer günü mesajları
Sitem sözleri
Spor sözleri
Takvim sözleri
Taraftar mesajları
Tatlı sözler
Tekerlemeler
Teklif mesajları
Türkü sözleri
Yabancı sözler
Yalnızlık mesajları
Yeni yıl mesajları
Öğretmenler günü mesajları
Ölüm sözleri
Özdeyişler
Özlem mesajları
Özlü sözler
Özür mesajları
Şiirler
Diğer söz sitelerinden farkımız ne?
İçerik
Üyelik sistemi.
Yorum özelliği
Görünüm.

'Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı,"Biraz bekleyeceksin ho***," dedi. "İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum." Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak, "Ekmeklerimi alayım," dedi. "Benim ikizler acıkmıştır." Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört-beş tane çıkardı. Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu. Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum. Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? Biraz sonra çıkacak ya!.. "Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. "Çok fakir olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum." "Kim bu adam?" diye sordum. "Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla." Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum. "Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve biraz sonra da, fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldururken şekli bozuk, bayat ekmekleri de tezgahın altına koydu. "Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana bugün pasta gibi ekmek vereceğim." Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırırken. "Allah, senden razı olsun evladım" dedi. "Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?" '

Yorumlar:




Yorum Yapmak için için üye olmanız veya GİRİŞ yapmanız gerekiyor,
üye olmak için tıklayın